|
Adını Dede Doğruğu olarak isimlendirdiğimiz yerde bulunan ERENLER’den (yatırlar) alan köyümüz aynı tarihi paylaşmış olduğumuz civar köylerimizle birlikte Eskişehir’in İnönü ilçesine bağlıdır. Tarihi, Coğrafi Yapısı, Nüfus durumu Hititler zamanına kadar uzanan İnönü Kütahya Germiyan oğulları tarafından bir uç beyi olarak Osmanlı İmparatorluğunun kurucusu Osman beye 1289 yılında hediye olarak verilmiştir. İşte bu giriş İnönü’yü Osmanlı’ya bağlamış ve asırlar boyunca da Osmanlı olarak bırakmıştır. I. Haçlı Seferi İnönü karşılanmış, 2 ordu sarı su denen İnönü ovasında karşılaşmış ve burada hezimete uğratılmıştır. İnönü Zaferleri kendini bir çığ zannedenlerin bir buz parçası gibi eritildiği, sopanın çeliğe galebe çaldığı ve tarih sayfalarına altın harflerle yazıldığı, kısacası Ulu Önder Mustafa Kemal’in Garp Cephesi Komutanı İsmet Paşaya çektiği telgrafta da belirttiği gibi “Türkün Makus Talihinin Yenildiği Yerdir.” İnönü 16 ay Yunan işgalinde kalmış, Yunanlıların İzmir’de denize dökülmesi ile bu işgal sona ermiştir.
Prof. Dr. Faruk Sümer’in araştırmalarına göre ise Antalya’dan Bolu’ya doğru bir paralel çizildiğinde bu paralelde bugün Manav ismiyle anılan malum yerli köylerin hemen hemen hepsi bu boydandır. Antalya ile Bolu arasında kalan bölgeye dağılmışlardır. Dolayısıyla köyümüzün de bu boydan olma ihtimali yüksektir. Yine Faruk Sümer hocanın Osmanlı vergi kayıtlarından ulaştığı bilgilere göre, Kitabında bu tezi güçlendiren bir kayıt daha vardır.1600’lü yıllarda Osmanlıya vergi veren Türkmen boylarının içinde yer alan ve aşağı yukarı bugünkü köyümüzün bulunduğu çevrede bulunan iki oba’dan söz ediliyor Aşağı viran ve Viran, Birisi 18 çadır diğeri ise 15 çadırdır. Ve bu obaların ikiside Oğuz’un Kınık boyundandır. Zamanla diğer boylardan’da köyümüzle kız alıp vermekle akrabalıklar kurulmuş olabilir, bu boylar Kayı. Yüreğir, Eymür ve Todurga boylarıdır. Bazılarının söylediği gibi Dodurga’nın (Todurga) bize yakın olması sebebiyle köyümüz Dodurga boyundan değildir, ama yakınımızda bulunan Dodurga’dan bir iki aile gelmiş bize katılmış ve akrabalıklar kurulmuş olabilir. Kaynaklardan da anlaşılacağı gibi köyümüz 450 – 500 senelik bir geçmişe sahip olmakla beraber yine çoğunluğu Kınık boyundan olmakla diğer boylarla da akrabalıkları olan yerli köylerimizden biridir. Kısaca Kınık boyu Ne olursa olsun, büyük göçün başına dönüp bakıldığında bir koca şehrin, ülkenin, oturmuş bir devletin, neyi var neyi yoksa yanına alıp yollara düşmesi, daha önce görmediği, bilmediği topraklara ellere illere yörelere yol alması hayrete şayandır. Bu insanların yaşlısı, Hastası, Doğumu gelmiş kadını, beşikte bebeği yok muydu? Elbette vardı. Ancak, bu insanların 30–40 bin çadırlık topluluklar halinde göçü düşünüldüğünde akla bir devletin hareket etmekte olduğu geliyor. Bu da insanı hayrete düşürüyor. İşte Türkmenleri yenilmez yapan unsurlardan birisi inançları ise, diğeride o günkü şartlardaki hızlı hareket etme yetenekleri ve Manevra kabiliyetleridir. İşte zaten cesur ve savaşçı bir boy olmalarının yanında göç esnasında kazandıkları hızlı hareket etme yetenekleride buna eklenince içlerinden ortaya 40.000 kişilik ordusuyla 200,000 kişilik Bizans ordusunu mağlup eden ve kesin bir zafer kazanan Muhammed Alparslanlar çıkmıştır. İşte bu boy Kınık boyudur. Anadolu büyük Selçukluyu kuran da aynı boydur. Türkmen: İslami yeti kabul eden boylarla kabul etmeyen boyları ayırt etmek için kullanılmış tır. Oğuz boyları Müslüman olduktan sonra Müslüman olanların Geneline verilen isimdir.
(Kaynak: prof. dr. Faruk Sümer hocanın 16.yüzyıl oğuz boyları isimli kitabından alınmıştır.)
|